Dolgu

Ağızda bulunan bakterilerden oluşan bakteri plağı, şekerli ve unlu yiyeceklerin ağızda kalan artıklarından asit oluşturabilmektedir. Bu asitler, dişlerin mineral dokusunu çözerek dişin minesinin bozulmasına ve sonuçta da diş çürüğünün başlamasına ve dişhekimlerinin kavite dedikleri oyuklara neden olmaktadırlar. 
Uzun yıllar, nedeni bilinmeyen bir hastalık gözüyle bakılan diş çürüğünün günümüzde “çok sebebe bağlı bir hastalık” olduğu anlaşılmıştır. Diş çürüğünün başlıca 3 etkeni vardır: 
• Bakteri plağı (Diş plağı adı da verilir), 
• Karbonhidratlı gıdalar (Şeker, un... gibi), 
• Bünyesel etkenler (Dişin yapısı. tükürüğün bileşimi vb)

  Çürük ve oyulmuş bir diş, koyu renkli boşluğuyla kolayca tanınır. Fakat bazen çürük çukurcuğu gizli kalır ve diş hekimi ancak yardımcı tanı araçlarıyla (mesela diş röntgeni gibi) teşhis koyabilir. 
Diş çürüğünün kendiliğinden iyileşmediğini ve çürüyen yapının tamir olmadığını biliriz. Çürük tedavi edilmezse ilerler. Öyleyse, mutlaka çürük dişi doldurmak gerekir. Henüz diş özüne kadar ilerlememiş çürükler şöyle tedavi edilir: 

1. Önce Çürük Temizlenir 
Mine ve dentin çok sert yapılardır. Çürüğü temizlerken bu yapıların kaldırılması gerekir. Çürük, “frez” dediğimiz özel uçlarla temizlenir. Günümüzde çürük, elmas uçlu veya tungsten çeliğinden yapılmış frezlerle temizlenir. Bu frezler yüksek dönülü, hassas motorlara takılır. Bu motorlarda dönme esnasında hiç titreşim yoktur.Dişin dentin yüzeyi biraz hassastır ve kişiden kişiye değişen şiddette ağrı duyulur. Bunun çaresi lokal anestezidir. Lokal anestezi ile hiç ağrı duymadan diş dolgusu yaptırılabilir. 

2. Temizlenen Çürük Boşluğu Şekillendirilir 
Diş doldurturken sadece çürüğün temizlenmez çürük etrafında bazı düzeltmeler de yapılır. Çürük boşluğunun genişletilmesi “kavite hazırlama” belirli kurallara göre biyomekanik ve yapısal (morfolojik) zorunluluktan dolayı yapılmaktadır. 
Dolgu maddesini seçerken diş hekimleri maddenin arka dişlerde çiğneme basıncına dayanabilmesini; ön dişlerde mümkün olduğunca fark edilmemesini; dişe ve diş özüne zarar vermemesini göz önüne alırlar.

  Eğer dişiniz, birkaç dolguyu ya da bir büyük dolguyu kırma tehlikesi olmadan destekleyemeyecek kadar çürümüşse, diş hekiminiz çürüğü temizleyebilir, boşluğu sement ya da amalgama doldurabilir ve bir porselen kaplama, metal bir kron ya da bir birleşik metal ve porselen kron ile doldurabilir. Kalıp genellikle dişinize göre yapılır ve kron laboratuvarda imal edilir. Daha sonra bu kron yerine oturtulur, şekil verilir ve son olarak dişinizden geriye kalan parça üzerine yapıştırılır.(bknz.. sabit protezler) 
Dolgu çesitleri:

1.Amalgam Dolgular (Metal Dolgular) :

 

 

Günümüzde kullanılan en eski dolgu malzemesidir.Çok dayanıklı ve ekonomik bir dolgu maddesidir; fakat görünümü estetik değildir. İçinde % 70 gümüş, % 23 kalay, az miktarda bakır ve çinkodan oluşan tozun cıva ile karıştırılmasıyla hazırlanır. Karışım diş hekimi tarafından hazırlanan oyuğa yığılır ve dolgu birkaç saatte sertleşir. Metal yorgunluğuna maruz kaldığı için ağızda varolsa bile kaviteyi sızdırmaz bir biçimde uzun süreli koruması mümkün değildir. son yapılan araştırmalar amalgamın sert yapısından kaynaklanan nedenlerle çiğneme kuvvetleri karşısında dişe uyum sağlamayarak dişin içinde mikro çatlaklara yol açtığını göstermiştir. Özellikle azı dişleri için günümüzde kullanılan en iyi dolgu maddesidir.

 Amalgamın Kullanılabileceği Durumlar: 
• Aşırı yük gelebilecek bölgelerde, büyük çürüklü arka gurup dişlerde, 
• Aşırı doku kaybı olan dişlerde, yapılabilecek başka restorasyonların daha pahalı olacağı durumlarda, 
• Kötü ağız hijyeni olan bireylerde, 
• Tükürük kontrolü problemli hastalarda, 
• Ekonomik nedenlerle, her yaştaki bireyde rahatlıkla kullanılabilir.

Amalgam dolgulardan sonra kısa süreli bir sıcak-soğuk duyarlılığı olabilmekte ve bu zamanla kaybolmaktadır.Ancak ender olsa da bazı kişilerde ağızda çeşitli metaller bulunduğunda ya da çatal gibi başka bir metal girdiğinde elektriklenmeden doğan hassasiyetler olabilmektedir.Geçmeyen duyarlılıklarda duyarlılığın yalnızca bu sebepten olduğuna emin olduktan sonra restorasyonu metal olmayan bir restoratif madde ile değiştirmek çözüm olabilir. 

2. Kompozitler( diş renginde dolgu) 
Estetik dolgu maddeleridir (bonding); fakat amalgam kadar dirençli değillerdir. En çok ön dişlerde kullanılırlar. 
diş renginde oldukları için, beyaz dolgu olarak da adlandırılırlar. İlk geliştirildiklerinde sadece ön dişlerde kullanılabilmelerine karşın, zamanla çiğneme kuvvetlerine dayanıklılığı arttırılıp, aşınma miktarları azaltıldığı için, artık arka dişlerde de kullanılabilmektedir. Yeni çıkan jenerasyonlarda amalgama yakın bir sertlik elde edilmiştir ancak hekimin endikasyonu iyi  koyması gerekmektedir.

 

 

Kompozit Dolguların Avantajları 
  
    * Kompozit dolguların en büyük avantajları estetik olmalarıdır. 
    * Dolgunun yapımını takiben hemen cilalanabilirler. 
    * Sadece çürüklerin restore edilmesi için değil, dişlerin rengini ve biçimini değiştirerek, kozmetik işlemler için de kullanılabilir. 
  
Kompozit Dolguların Dezavantajları 
  
    * Kompozit dolgular tabaka tabaka uygulanır ve özel bir ışık ile sertleştirilir. Bu nedenle amalgama göre yapımı daha uzun sürer ve daha zordur. 
    * Fiyatı amalgamdan daha pahalıdır. 
    * Her ne kadar son zamanlarda kompozit dolgular oldukça dayanıklı hale getirilse de, amalgam kadar dayanıklı değildir. 
    * Uzun zaman içerisinde renk değişimi görülebilir. 
  
Dikkat Edilmesi Gerekenler 
  
    * Geniş dolgularda ısırırken dikkatli olmak dolgunun ömrünü uzatacaktır. 
    * Kompozit dolgular iyi cilalansalar da, zamanla yiyecek ve içeceklere bağlı olarak renk değişimi görülebilir. 
    * Amalgamda olduğu gibi, dolgunun yapımını takiben 2 saat yemek yememe gibi bir sınırlandırma yoktur. 
    * Aşınma nedeni ile restore edilen dişlerde, çok sert diş fırçası kullanılmamalı ve fırçalama metoduna dikkat edilmelidir. 

 

site içeriğinde bulunan bilgiler bilgilendirmek içindir , bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.